user
  • Üye Profili
  • Zehra Arslan
  • Doğum Tarihi
  • 01/01/1967
  • Lokasyon
  • İstanbul
Üyelik Tarihi:16/07/2010

Girdiği Yorumlar: 57
Eklediği Mekanlar: 57
Eklediği Fotoğraflar: 31



Harissa Dağı (18/07/2010)

Beyrut’u tepeden görmek için şehre 20 km mesafede olan Harissa Dağı’na çıkmalısınız. Buraya dağ yolunu tırmanarak araçla veya teleferik ile çıkabilirsiniz. Kabine 4 kişi binebiliyor. Bence yükseklik korkusu olan binmemeli.Yukarıda ne var da çıkılıyor derseniz, yukarıda hıristiyan dininin şehrin üzerindeki gücü var derim. Meryem’im kollarını açarak şehri kutsaması, buranın hırıstiyan aleminin etkisi ve koruması altında olduğunu gösteren işaret. Meryem heykelinin hemen yanında büyük Maruni Kilisesi var. Hepimiz bir şehre gidip kafamızı kaldırdığımızda dağlarda cami görünce minarelerin yüksekliğinden etkilenmiyormuyuz, işte burada kafanızı kaldırıp Harissa Dağı’na baktığınızda bir çok haç görüyorsunuz ve bu coğrafyada bunları görmek insanı daha farklı etkiliyor.

Orient Queen Homes (18/07/2010)

Otel Beyrut'un kalbinde ünlü sahil korniş yürüyüş yolu üzerinde yer alıyor. Tüm odalar suit şeklinde içinde mutfak, salon ve bir yatak odasından oluşuyor. Her odada klima ve TV var. Ancak saç kurutma makinelerini resepsiyondan isterseniz alabilirsiniz malesef her odada yok. Akdenize bakan büyük teraslarında akşamları oturup keyifle bir şeyler içebilirsiniz.   

Zawat Restaurant (21/07/2010)

Saida şehrinde, deniz kenarında muhteşem bir taş yapıya sahip olan restaurant, hem tipik Akdeniz hemde Lübnan yemeklerini sunuyor. Lavaş ile servis edilen Muhammara isimli sebzeli başlangıcı mutlaka denemelisiniz. Tabi birde Falafel yemelisiniz. Malesef bende hiç fotoğrafı yok ancak Saida'da bulunan bu yerin mutlaka web sayfasını ziyaret ederek bu güzel Restaurant'ın fotoğraflarına bir göz atmanızı öneririm.      

Buddha Bar Beirut (26/07/2010)

Lübnan her kesimden insanı ve eğlenceyi bir arada görebileceğiniz çok farklı bir ülke. Müslüman ve Arap ağırlıklı bir yaşamın devam ettiği bu ülkede meşhur Fransız Buddha Bar'ı bulmak bile mümkün. Hemde muhteşem dekoru ile. Bu mekan hergün saat 20:00 de açılıp sabaha karşı 04:00'de kapanıyor. 

Jeita Mağaraları (03/08/2010)

Paleolitik çağdan itibaren var olduğu düşünülen ve bir yer altı nehrinin oluşturduğu Jeita mağarası iki katlı. 1836 yılında bulunuyor ve 1958 yılında ilk katı halka açılıyor. Burada küçük teknelerle dolaşılıyor. Üst kat ise 1969 yılında halka açılıyor burada yürüyerek dolaşılıyor. Mağara adeta bir sanat harikası. İçindeki ışıklandırmalar suya düşen yansımalar ve yukarıdan bakınca alt kısmı gözükmeyen uçurumlarla insanın başını döndüren bir güzelliğe sahip. Mağarayı mutlaka görmenizi öneririm. Bu kadar güzel bir yerde malesef fotoğraf çekmek yasak. Pazartesi günleri hariç diğer günler 09:00-18:00 saatleri arasında mağarayı gezebilirsiniz.

Viator Hotel (11/08/2010)

Çok gezip ucuz konaklamak isteyenler için doğru adres diyebilirim. Şehir merkezine metro ile uzaklığı 10-15 dakika sürüyor. Burası hostel olduğu için odalarda tuvalet ve banyo yok. Ortak kullanımda bu mekanları kullanmanız gerekiyor. İki kişi gecelik 45 € ya kalabilirsiniz. Banyo yapmak isterseniz 2,5 € ödemeniz gerekiyor. Kahvaltı kişi başı 5 € ama caddede daha ucuza daha güzel şeyler yiyebilirsiniz emin olun. Sadece akşamları yatmak için ideal bir mekan.  

Hotel Henri IV (11/08/2010)

Paris'de tam merkezde olup biraz daha fazla para öderim diyenler için Henri IV oteli tamda Notre Dame kilisesi yakınında. Fiyatları ise iki kişilik standard oda 195 €. Bu paraya değermi derseniz, evet derim. Otel gerçekten temiz ve konumu güzel.

Montmartre Tepesi (11/08/2010)

<img src="file:///C:/Users/Zehra/AppData/Local/Temp/moz-screenshot-3.png" alt=""><font size="2" face="Times New Roman">Paris’in Eyfel'den sonra bir başka tepesi de sanatçıların toplandığı şehrin kuzeyindeki Montmartre Tepesi. Tepenin yüksekliği 130 metre Eyfel Kulesinden sonra şehrin en yüksek yeri. Tepeye gelene kadar aşağıdaki sokaklarda resimden, anahtarlığa, çoraba kadar  bir çok karışık ürün satan küçük dükkanlar var. Montmartre’da Sacre Coeur tepesinde 1914 de inşa edilmiş olan aynı isimle anılan kilise yer alıyor. Kilise yapı itibarı ile oldukça ilginç. İlk gördüğümde beyaz kubbeleri bana Tac Mahal’ı anımsattı. Kilisenin merdivenlerdeki insan kalabalığı da tıpkı İtalya’da ki İspanyol Merdivenleri gibi bir tarafda oturup bir şeyler yiyenler veya manzara seyredenler diğer yanda hiç bitmeyen bir iniş çıkış trafiği hakim. Burada Salvador Dali, Claude Monet, Pablo Picasso ve Vincent Van Gogh gibi bir çok ünlü ressamın atölyesi yer almış ve halada günümüz ressamlarının atölyeleri bulunuyor. Tepeden güzel bir Paris manzarası görüyorsunuz. Ancak bu tepede her yer sanat kokuyor. Sokaklarda resim yapan bir çok sokak ressamı ve meydanda hediyelik eşya satan bir çok satıcı var. Burada bulunmak oldukça keyif verici. Montmartre Tepesine gelmek için en iyi yol metroyu kullanmak. Buraya ulaştığınızda yüksek merdivenleri tırmanmak istemiyorsanız finükiler ile ... Devamı Paris’in Eyfel''''den sonra bir başka tepesi de sanatçıların toplandığı şehrin kuzeyindeki Montmartre Tepesi. Tepenin yüksekliği 130 metre Eyfel Kulesinden sonra şehrin en yüksek yeri. Tepeye gelene kadar aşağıdaki sokaklarda resimden, anahtarlığa, çoraba kadar  bir çok karışık ürün satan küçük dükkanlar var. Montmartre’da Sacre Coeur tepesinde 1914 de inşa edilmiş olan aynı isimle anılan kilise yer alıyor. Kilise yapı itibarı ile oldukça ilginç. İlk gördüğümde beyaz kubbeleri bana Tac Mahal’ı anımsattı. Kilisenin merdivenlerdeki insan kalabalığı da tıpkı İtalya’da ki İspanyol Merdivenleri gibi bir tarafda oturup bir şeyler yiyenler veya manzara seyredenler diğer yanda hiç bitmeyen bir iniş çıkış trafiği hakim. Burada Salvador Dali, Claude Monet, Pablo Picasso ve Vincent Van Gogh gibi bir çok ünlü ressamın atölyesi yer almış ve halada günümüz ressamlarının atölyeleri bulunuyor. Tepeden güzel bir Paris manzarası görüyorsunuz. Ancak bu tepede her yer sanat kokuyor. Sokaklarda resim yapan bir çok sokak ressamı ve meydanda hediyelik eşya satan bir çok satıcı var. Burada bulunmak oldukça keyif verici. Montmartre Tepesine gelmek için en iyi yol metroyu kullanmak. Buraya ulaştığınızda yüksek merdivenleri tırmanmak istemiyorsanız finükiler ile de yukarı çıkma şansınız var.

Au Petit Creux (11/08/2010)

Montmartre merdivenlerini çıktıktan sonra soluklanmak isteyeceksiniz işte kilisenin arka sokağı bu tip mekanlarla dolu. Bunlardan bir taneside Au Petit Creux Restaurant. Burada atıştırmalık bir şeyler ve alkollü içecek bulabilirsiniz. Fiyatları bizim ülkemize biraz göre pahalı. 

Butte En Vıgne (11/08/2010)

Montmartre Tepesi bir sanat tepesi adeta. Burada bulunan restaurantlarda birbiri ile yarışarak yeme içme sanatını en iyi sergilemeye çalışıyorlar. Salatalar 5 € ile 12 € arasında, et yemekleri 12 €'dan başlıyor tatlılar ise 7 €. Paris'e gidip burada yemek isterseniz bu fiyatlar size bir fikir verecektir.  

Bu kullanıcı henüz hiç bir mekanı favorilerine eklemedi.

 

w-star Tavsiye Ettiklerimiz

Euro.Message madebycat ®